Kısa Film: Ayak Altında

Share Button

Konuk Yazar: Eren ERGÜN

Çarpıcı İkilem

Neresinden tutmak istersiniz?

Anlatılan konu anlatılan gerçek ve çok derin. Buna ilişkin yargıda bulunmak; bu üç kuruşluk feci iş yükü en “alt” kesimin tanrısal dokunulmazlığıdır, üsttekiler eğlenirken (ikilem). En üstteki (ikilem)! İyisine kötüsüne dokunamıyoruz bu insanların, ölüyorlar (ikilem).

Filme de mi dokunamayacağız? Filmdeki/Gerçek işçilerin hayatları zaten yeterince çarpık, acınaklıyken ve gerçek(!), dahalaştırmak en klasik tabirle kör göze… mantığı. Bitkin işçiyle karşılaşışımız ki ilk çay sahnesindeki duruşu, kadının dik hali oldukça çarpıcı ve başarıyla kurgulanmış ince bir detay. Ancak film sanki en üst seviyeden başlayarak git gide düşmekte. O adam illa eve geç gidecek, kahveye gidecek, birahaneye gidecek, çoluğunun çocuğunun rıskını kumara yatıracak. Rutin hayatı aynı karelerle anlatmak da “kurtarır” bir metot bunu da kabul edelim. Kadının yataktaki rolünün pasif olmayan kadın rolüne atıfta bulunduğunu gözden kaçırmayalım (gerçekçi mi, yine bir kör göze… kurgusal mı?). Diğer bir durum, adamı sevmememiz için her şey yapılırken bir anda “adamın meğer derdi varmış”ı gösteriyor tepe taklak. Soru işareti oluşturmaksa amaç evet kafada bir “şimdi bu adam ne yapacak” oluşuyor da bu M. Cem Öztüfekçi’nin biraz da şovu oluyor (ikilem).

 Çekimler güzel! (ikilem).

, , , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir