A Serious Man (2009): Eski Maymuncuk, Yeni Kapı

A Serious Man (2009): Eski Maymuncuk, Yeni Kapı

Yazar Puanı5
  • Coen sinemasının ironisi burada da kendini gösterir. Bir kulaklığı nasıl takacağını bilmeyecek kadar şimdiyi dışlamış okul müdürü de, bilgelerin bilgisi olarak anılan ve söyleyeceği en erdem dolu sözler olarak rock yıldızlarının ismini seçen rabi de kendi varlıklarını aşan bir ironiyi betimlerler. Danny artık var olamayacak bir ritüelin içerisine sokulan bir başka Larry’dir, Sarah da bunu takip eden bir başka Judith’dir. Yaşam, yinelenir; din, yinelenir. Tüm bunlar çözümleri de yinelerken sorunlar yenilenir.
Share Button

Coenlerin sineması, içindeki ironiyi hiçbir zaman kaybetmeyen bir sinemadır. Tony Zhou’nun inceleme videosunda(*) sözünü ettiği, karakterlerin arasında kalan kamerayla izleyicinin de olayların arasında kalması ve karakterlerle birlikte sıkışması, sinemalarındaki ironi sebebiyle ilginç bir şey yaratır: Film dünyasında olmak tüm cinayetlerin, sorunların ve olayların arasında kalındığı için eğlencelidir ama bu eğlence tüketilebilir anlık bir tür komediden beslenmez, tam tersine yine komediyi içererek dramanın tuhaflığını, absürtlüğünü ortaya çıkarır. Coenler senaryolarını inşa ediş süreçlerinde başlattıkları tuhaflığı çekimlerine de yansıtarak insanları anlatırlar. Bu insanlar kozmozlarında, izleyicinin tanık olduğu sıkıntıların içerisindedirler ve yalnızca kendileri değil sıkıntıları bile ne olursa olsun bir tür güldürü taşır. Bu güldürü özü itibariyle çelişkilidir. Tarihin ve şimdinin birleşmesi sonucunda ortaya çıkmış olan insan, tıpkı izleyicinin iki insanın arasındaki yerde sıkışarak filme dahil olması gibi geçmiş ve şimdi arasına sıkışmıştır. Bu sıkışmanın her maddesi inandırıcılığını kaybetmeden bir tür çelişkiyi, dolayısıyla güldürüyü, absürdü içermek durumunda kalır. Karakterleri bu hale getiren dünya ve karakterlerin yaşadıkları, saçma ama inandırıcıdır. (“Saçma”yı bir tür aşağılama maksadıyla kullanmıyorum, tam tersine Camus “saçma”sını bir tür sinematik evrende tekrar yorumlayarak kullanıyorum.) Coenlerin sinemasında her film Camus’nün Yabancı‘sını içerir gibidir, kodlar aynıdır: Şimdinin içindeki insanın geçmişle var olmuş hali gülünecek bir şeydir; geçmiş, her sorunun yaratıcısı iken hiçbir çözüme dahil değildir. Bu ön anlatımdan sonra A Serious Man (2009) filmini incelemeye başlayabilirim.

Film, asıl olayların birkaç yüzyıl gerisinden başlar. Geçmiş sekansındaki çiftin evine bir misafir gelir. Misafir, kadının akrabasıdır ama birkaç yıl önce öldüğüne inanılıyordur. Kadın gelen misafiri şeytan olarak kabul eder ve bıçaklar, adam kapının önüne çıkıp yürümeye başlar. Bu katletmede itici güç ve sebep çok basittir: din. Kadın, şeytanı öldürdüğüne inandığı için herhangi bir sorun yaşamıyordur, yapılması gerekeni yapmıştır ve bunda şüphe duyulacak bir yan yoktur. Film, dinin tarihsel bir süreçte yer aldığı bu sağlam ve yine ironik maymuncuk olma durumunun peşinden gider. Din, bir katletmede bile bu kadar etkili oluşunu hep korumuş mudur? Modern zamanın insanı, şimdinin gözüyle baktığında hem ürperdiği hem güldüğü bu “şeytandı, öldürdüm” durumu ile tatmin olabilir mi?

A Serious Man‘in Larry Gopnik’i bir fizik profesörüdür, Yahudidir, evlidir ve kimi sorunlara sahiptir. Profesör olduğu üniversitede bir öğrencisi kendisine zorla rüşvet vermiştir, atanıp atanmayacağı “saçma” bir şekilde kesinliğe karışmış bir muammadır; Yahudiliğinin kendisine verdiği ritüeller her bir sorununun içerisinde çözülür, yan yanayken konuştuğu bir insan derdini dinlemektense rabi ile konuşmasını önerir, rabiler ise bir tür hiyerarşinin içerisinde kendini “tekrar” eden şeylerdir; evliliği eşinin Ableman isminde biriyle birlikte olmak istemesiyle yok olmak üzeredir, üstelik ayrılışları da yine absürttür. Tüm bunların berisinde Gopnik’in ilk sahneleri hastanedeki sahnelerdir ve bu sahneler filmin sonuna kadar bir anlama kavuşamazlar. Filmi Larry Gopnik ile oğlu Danny Gopnik temelinde incelediğimde, diğer karakterler de bu iki karakter ile ilişkileri vasıtasıyla çözüleceklerdir.

Hiçbir Şeyin Formülü Olarak Din:

Larry matematiğin kesinliği ile rahatlayan bir insandır, uzmanlaşmış olduğu bu alandaki dil onu tamamlar. Matematiğin formüle ettiği her şey aslında anlamı da söker, yani Shrödinger’in kedisi anlaşılmaz bir imgedir ama onun formülü, insanın karşısında bir maymuncuktur; bu formül ile mana sökülebilir. Larry’nin devasa bir tahtanın önünde çömelerek, heyecanla, kimi zaman da hiddetle yazdığı formüller yaşamında hiç yer edinemeyen bir alanı yaratmasına benzer; Larry’nin yaşamındaki sorunlara karşı dinin devreye girmesi tam da burada tuhaflaşır. Eşi ile sorunlarını çözerken içinde sıkıştığı evdeki sorunlar daha da gündelikleşir ve her biri asla bakılmayacak telefon çağrılarına dönüşür. Sorun her yerde var olur ve hiçbirinin formülü yoktur, Larry öğrenemediği bir çözümün varoluşunu aramak için en eski varoluş taşına, dine döner. Rabilerin peşinde koşarken hiçbirinin tekriri içerisinde çare bulamayışı ile sorun daha da büyür, yalnızca eşi ile sorunları değil işindeki terfinin bir tür Kafkaesk komediye dönmesi de dertleri iyice büyütür. Eşi ve Ableman’ın uyumlu gömlekleri karşısında dümdüz bir gömlek ve kravat ile oturan Larry’nin sahnesi birçok şey gibi onun, sorunların karşısındaki durumunu da anlatır: Larry kendisi olarak her derde koşar ve kendisinin içerdiği “geçmiş” hiçbir derdi çözemez çünkü en başından bunları yaratan odur. Bu geçmiş, Yahudi bir topluluğun içerisinde var olup, Yahudi bir kadınla evlenip yine aynı topluluktan bir dişçiye, avukata gitmesiyle derinleşir. Kendisi bir fizikçi iken çevresi fizik ile anlaşılacak bir çevre değildir. Çevresi kumarı yanlış gören bir ülkenin içerisinde avukatların ürkütücü primler istediği, rabilerin ulaşılmaz olmaya başladığı, ev hayatı sorunlarının ayyuka çıktığı, milliyetçi-militarist komşular ile komşuyu sevmenin imkânsızlaştığı bir çevre iken Larry de kendi içerisinde sorunlar yaşar. Kardeşi ile sorunlarını, komşusu karşısında cinsellikle iyice karmaşıklaşan ilgiyi, kapitalizm içerisinde parasızlığını, konumunu dert edinmiştir ve bunlarla uğraşmaktan hiçbir şeye vakti kalmamaya başlamıştır. Yaşamı, içerisinde durduğu karanlık otel odasının dışında beliren sönük güneşin ve sokağın ışığı gibidir. Uyandırılır, uyur, rahatsız edilir ve rüyaları her seferinde yeni bir korkuya ya da tutkuya karışır. Tüm sorunları, çelişkileri ve istekleri yattığı odanın ışığı gibi sönükçe bilinçaltına yansır. Bilinçaltında cezalandırılmayan arzular, uyandırılmasının korkusuyla cezalandırılır. Larry’nin tüm bu -modern- sorunlara karşı çözümü için din önerilir ve filmin tüm karmaşası, absürtlüğü din ekseninde başlar.

İlk rabi kendi manzarası içerisinde bir tekrire, ikincisi bir hikâyenin tekririne, üçüncüsü ise ulaşılmazlığın tekririne kapılmıştır. Larry, modern zamanın yeni dertlerinin kapısını açıp hiçbir çözüme ulaşamaz çünkü gündelik hayatın içerisinde bir tür alışkanlığa dönen din, eski bir maymuncuktur. Artık şeytan öldürülemez, şeytanın öldürülmesi din ile atlatılamaz. Neredeyse her bir sahnenin bir şeyler tarafından ekranda bölünmesi de bu tuhaflığa eşlik eder, her sahnenin estetiği bölünmüş, bozulmuş gibidir. Larry çatıdayken gökyüzünü bir anten kaplar, bu, şimdinin manzarasının bu demir çirkinlik olmadan kaydedilememesi gibidir, artık antenli gökyüzünün çağıdır. Ya da Ableman gelip de Larry’ye sarılmadan önce bir kapının içerisinde sıkışırlar, sahnenin sağındaki siyah bir karaltı alışılmış estetik bütünlüğü bozar, öyle ki bu karaltı Larry’nin gözünde Ableman gibi rahatlığı bozarken Ableman Larry’yi iter ve kafasını bu karaltıya çarparak Larry’ye sarılır. Film, her bir sahnesini sıkıntının ve absürdün derinliği ile kurar. Film boyunca yeni dertler yeni bir telefon çağrısı ile ortaya çıkmaya başlarken, baştaki hastane sekansı unutulur. Öyle ki geleceğini her seferinde belirten kasırga ile somutlaşan bu dert filmin sonunda Larry’ye ulaşınca filmin içerisindeki tüm dertleri anlamsızlaştırır, her bir sıkıntıyı tehdit eder. Danny film boyunca korktuğu ve çözüm aradığı borcunu ödemek için zorbasına seslenemez çünkü kasırga artık buradadır ve hiçbir şey ondan daha önemli değildir.

Danny’nin önemi Larry’de ayyuka çıkan eski maymuncuğun somutlaşmış hali olmasında yatar. Bar mitzvah’ı yaklaşırken, bu Yahudi genç okuması gereken kutsal sözleri plaktan dinler, Yahudi okulunda Jefferson Airplane’den “Somebody to Love”ı kulağından eksik etmez, küfür eder, babasından gizli işler çevirir, dünyasının dışında bir tuhaflık olan din ancak bar mitzvah’ında gündeme gelir. Danny, bar mitzvah sekansında bulanıklığın ortasında gösterilir çünkü o anda orada oluşu “saçma”dır, orada olmaması gerekiyordur. Öyle ki okuması gereken yerlere bile geç kalır. Annesi ile babasının barışması da bir son değildir, dinin orta yolcu “çözüm”lerini anlatır; hiçbir şey değişmemiştir, Larry de Judith de aynı insanlardır ama dini ortamın yarattığı bağlam, onları bir tür barışmaya yönlendirmiştir. Bu kim bilir kaç kez yaşanmış bir yinelemedir. Derdi borcunu ödemek olan çocuğun yaşamındaki zorba ise dünyanın yegâne zorbası değildir, babası olan Larry’nin zorbası da sistemin kendisidir. Danny’de somut bir insan olan zorba, Danny büyüyüp de sistemin ürünü olduğunda sistemin kendisine dönüşecek, yani yaşam tüm haliyle zorbalaşacaktır. Öyle ki Danny’nin koşuşu bir evin önünde olmayı geçerek soyut bir anlam koşuşuna dönüşecektir. Yaşamın her kısmı zorbalığa dahil olacak ve bunu öyle “normal” kılacaktır ki, yaşam doğrudan kendisini bir zorbalık olarak konumlayacaktır. Larry’nin radyosunu arama hikayesi üçüncü rabi’de, bilgelerin bilgesi Marshak’da, Marshak’ın “Jefferson Airplane”in üyelerini söylemesiyle yeniden tuhaflaşır. Marshak’ın kutsal sözleri ironi içerir, içerisinde derin anlamlar olan şey Jefferson Airplane’dir; Coen sinemasının ironisi burada da kendini gösterir. Bir kulaklığı nasıl takacağını bilmeyecek kadar şimdiyi dışlamış okul müdürü de, bilgelerin bilgisi olarak anılan ve söyleyeceği en erdem dolu sözler olarak rock yıldızlarının ismini seçen rabi de kendi varlıklarını aşan bir ironiyi betimlerler. Danny artık var olamayacak bir ritüelin içerisine sokulan bir başka Larry’dir, Sarah da bunu takip eden bir başka Judith’dir. Yaşam, yinelenir; din, yinelenir. Tüm bunlar çözümleri de yinelerken sorunlar yenilenir.

Arthur amcanın önce sahilde bembeyaz teni ile filmin ilerisinde ise cinsel taciz ile tuhaflaşması, kumarı çözen bir formülü var etmesi bir çözüm arayışıdır; arzularının, cinselliğinin ve hastalığının içerisinde hastalanan Arthur da yan yana yattığı Larry’nin herhangi bir sıkıntısını tanımadan, anlamadan var olur ve Larry gibi olmayı arzular. Dip dibe olmalarına rağmen birbirlerine yabancı kalan bu insanları kurallar dahilinde beraber yaşamaya zorunlu kılan şey dinken, onları bu kadar çok zorlayan ve yabancılaştıran şey ekonomi bağlamında modernlik ve kapitalizm olur. Yeni çağ geliyordur, insanlar modernliğin içerisinde çözülmeye başlamışlardır ve din hiçbir işe yaramaz hale gelmiştir.

Kasırga buradadır.

(*) Yazıda bahsi geçen Tony Zhou’nun incelemesi:

 

Ek izleme önerisi:

Haktan Kalır

Hacettepe Üniversitesinde Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde lisans eğitimi almakta; kendi blogunda amatör olarak başladığı film incelemelerini yine bir amatör olarak Cineritüel’de sürdürmekte.

, , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir