Ölümlü Dünya (2018): Olmuş Mu, Olmamış Mı?

Ölümlü Dünya (2018): Olmuş Mu, Olmamış Mı?

Yazar Puanı3
  • Ölümlü Dünya, özgün karakterlere sahip olması, senaryo diyalogları ve hikayeyi iyi kotarılmasına rağmen film içerisinde yaşanan gereksiz uzatmalarla esprilerini sündürüyor ve kimi zaman da tadını kaçırıyor. Böyle durumlarda komedi malzemesi olarak işlenen diyaloglar filme olumsuz yansıyarak adeta bir olmamışlık hissi uyandırıyor. Çaba ve emek takdir edilesi ancak başarı sadece yüzeysel kalmış.
Share Button

Komedi filmlerinin oldukça yaygınlaştığı bir dönem içerisindeyiz. Neyse ki belirli bir kaliteyi tutturan yapımların sayısında da bir artış gözlemliyoruz. Platon’un gülmeyi küstah bir davranış olarak kabul ettiği, dönemin iktidarı, yönetimi başta olmak üzere filozoflarını bile olumsuz eleştirdiği günlerden bu günlere geldiğimiz düşünüldüğünde, komedi/güldürü ve gülmek çok yol kat etti. Çağlar boyunca süre gelen ancak toplumdan topluma bile farklılık gösteren güldürü, devrin değişmesi sonucu bambaşka kalıplara ve farklı alt başlıklara ayrılarak değişimini sürdürmekte. Ali Atay, ilk yönetmenlik deneyimi olan Limonata’nın (2015) ardından ikinci filmi Ölümlü Dünya ile absürt komedi ve aksiyonu bir arada işleyen bir aile komedisine imza atmış. Atay, filmde farklı fraksiyonlara seslenerek genel bir güldürü ivmesi kazanmayı amaçlamış.

Ali Atay’ın senaryosunu Aziz Kedi, Feyyaz Yiğit Çakmak, Volkan Sümbül, Ali Demirel ile beraber yazdığı film, Mermer ailesinin karanlık dünyasına girerek bize sıcak, sevgi dolu, sempatik aile filmleri yerine adeta Guy Ritchie filmleri tadında, bol aksiyonlu, absürt unsurlarla örülü, suç ve komedinin bir arada işlendiği bir hikaye sunmakta. Filmde, Mermer ailesinin yanlış bir karar sonucu lokantanın adından yola çıkarak nesillerdir devam ettirdikleri suç işlerini, sahip oldukları Anadolu Tat 1071 Lokantası ile gizleme ve ardından gelişen kaçma-kovalama hikayeleri anlatılmakta. Paravan olarak bir taraftan da lokantadaki günlük çalışmalarına devam etmekteler.

“Yemek için mi yaşarsın yaşamak için mi yersin.”

Ölümlü Dünya, özgün karakterlere sahip olması, senaryo diyalogları ve hikayeyi iyi kotarılmasına rağmen film içerisinde yaşanan gereksiz uzatmalarla esprilerini sündürüyor ve kimi zaman da tadını kaçırıyor. Böyle durumlarda komedi malzemesi olarak işlenen diyaloglar filme olumsuz yansıyarak adeta bir olmamışlık hissi uyandırıyor. Çaba ve emek takdir edilesi ancak başarı sadece yüzeysel kalmış. Tuttuğuna inanılan bir sahnenin gereksiz uzatılmış olması onu daha iyi yapmıyor, daha da içinden çıkılmaz bir hale sokup izleyiciyi uzaklaştırıyor. Feyyaz Yiğit ve Doğu Demirkol’un film boyunca ön plana çıkarılmaya çalışılması ve esprilerin yer yer sündürülmesi, filme hakim bu hissi yaratan en önemli etmen olsa gerek. Özellikle bu karakterler üzerinden mizah yapma adına görev ve sorumluluk bilinciyle pompalanması, mizahın tadını kaçıran, yer yer irite eden sonuçlar doğurmakta. Zira filmi kotarma açısından Feyyaz Yiğit başlı başına yeterli görünüyor.

Film, biraz ondan biraz bundan almayı ihmal etmeyerek ilerlerken heybesine aşk temasını da ekliyor. Komik insan bolluğu, ağır abi egemenliği, babacan tavırlar ve benzeri tüm karakterlere baktığımızda, aslında filmin Yeşilçam prensiplerinden yoksun olmayan bir tarafını görüyoruz. Hem yüzümüzü Amerika’ya dönelim hem de bizden olsun desek, ortaya Ölümlü Dünya filmi çıkarmış gerçekten.

Ölümlü Dünya her ne kadar kendisini komedi/aksiyon olarak tanımlasa da cinsiyetçi ögelerden sıyrılamıyor. Meltem Kaptan’ın üstlendiği rol bunu dengelemek adına bir çaba olsa da daha çok lokanta konseptine uyması açısından filmde kendisine yer bulmuş gibi görünüyor. İrem Sak ise aşk kontenjanından filmde yer almakta. Kilit nokta ise nesil devamı olarak verilen unsur olabilir. Zira film, devam filmi beklentisiyle bitirildiği için belki de bu unsur kullanılmak istenmiş olabilir. Bir de hem lokanta hem de suç örgütü işinin nesiller boyu devam ettiği vurgusunun yapıldığı filmde, bu sürece yeni bir neslin katılacak olması da ayrı bir nokta. Diğer taraftan Ali Atay filmdeki kadınların sadece üzerinden seks konuşulacak / konuşturacak şekilde yansıtılmaması için çaba gösterip cinsiyetçi olgunun önüne geçmeye az da olsa çabalamış. Meltem Kaptan ve İrem Sak’ın minibüs içerisindeki diyaloglarını buna örnek gösterebiliriz. Ancak minibüs sahnesi dışında iki kadını bir arada göremiyoruz. İki kadını bir arada göremediğimiz gibi ikili diyalogları da film içerisinde yer almıyor.

Toparlamak gerekirse Ali Atay Ölümlü Dünya ile karakterlerin gücünü kullanarak ortalamanın üzerinde bir komedi aksiyon çıkarmayı başarıyor.

, , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.