Çılgın ve sıradışı bilimkurgu klasikleri !f İstanbul’da!

Çılgın ve sıradışı bilimkurgu klasikleri !f İstanbul’da!

Share Button

İş Bankası Maximum Kart ana partnerliğinde gerçekleştirilecek 17. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin programından heyecanlı haberler gelmeye devam ediyor. 15-25 Şubat tarihleri arasında İstanbul’da, 1-4 Mart tarihlerinde ise aynı anda Ankara ve İzmir’de gerçekleşecek festivalin, sinema tarihinin gizli hazinelerini gün ışığına çıkardığı !f kült bölümünde bu yıl bilimkurgu sinemasının unutulmaz üç klasiği gösterilecek. Wolf Gremm’in Fassbinder’li cyberpunk gerilimi “Kamikaze ’89”, Derek Jarman’ın olay yaratan 1978 klasiği “Jubilee / Jübile” ve Lizzie Borden’in çığır açan feminist bilimkurgusu “Born in Flames / Ateşlere Doğmak”, yenilenmiş kopyalarıyla Türkiye’de ilk kez !f İstanbul’da gösterilecek.

Fassbinder’in son ve olağanüstü performansı!

Bunlardan ilki, Wolf Gremm’in 1982 yapımı meşhur cyberpunk gerilimi “Kamikaze ’89″. Per Wahlöö’nün ‘31. Kat’ adlı romanından uyarlanan ve distopik bir gelecekte geçen film, eleştirmenler tarafından Jean-Luc Godard’ın “Alphaville” ve Fritz Lang’’in “Dr. Mabuse: The Gambler” (1922) gibi klasikleriyle karşılaştırılmıştı. Film, usta Alman yönetmen Rainer Werner Fassbinder’in perdedeki son ve olağanüstü performansıyla ve Alman elektronik müzik grubu Tangerine Dream üyesi Edgar Froese’in müzikleriyle de unutulmazlar arasındaki yerini korumaya devam ediyor.

“Sinema tarihinin en iyi punk filmi”

“Sebastiane”, “The Tempest”, “Caravaggio”, “Edward II” ile tanıdığımız İngiliz yönetmen Derek Jarman’ın 1978 tarihli cüretkar filmi “Jubilee / Jübile” ise, Thatcher İngiltere’sini eleştiren mizahı, zaptedilmez enerjisi ve koreografisiyle dikkat çeken bir klasik. Kraliçe Elizabeth’in günümüzün yozlaşmış İngiltere’sine ışınlanmasını konu alan ve müziklerinde Brian Eno imzasını taşıyan bu çılgın film, “sinema tarihinin en iyi punk filmi” sayılıyor.

Feminist bilimkurgu klasiği!

!f kült’ün heyecan uyandıran bir diğer filmi ise, Lizzie Borden‘in çığır açan feminist bilimkurgusu Born in Flames / Ateşlere Doğmak”! 1983 yılında prömiyerini yaptığı Berlin Film Festivali’nde olay yaratan ve o günden beri sayısız feministi etkileyen film, seyirciyi Amerikan tarihinin en barışçıl devriminden on yıl sonrası bir döneme götüren ve toplumsal cinsiyet meselelerinin bu dünya içinde nasıl kurulabileceğini hayal eden bir distopya sunuyor. 70’lerden enfes müzikleri ve döneme dair gerçek belgesel görüntüleri harmanlayan kurgusuyla da şaşırtan “Ateşlere Doğmak”, günümüzde bile feminist sinema teorisyenlerinin başucu kaynaklarından biri olmaya devam ediyor.

, ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.