Rabarba Şenlik’in Mayıs Sayısı Çıktı

Rabarba Şenlik’in Mayıs Sayısı Çıktı

Share Button
Sinema ve kültür eleştirmenliğinin birleştiği noktada, gücünü popüler kültüre verdiği önemden alan Rabarba Şenlik’in Mayıs sayısı çıktı.

Her sayıda yarı akademik bir dosyaya yer veren sinema dergisinin bu ayki konu başlığı; İsyan Günlerinde Sinema. Türkiye’de ilk kez kapsamlı bir şekilde uygulanan Bechdel testinden festivallerin ticari boyutu ile kültür politikalarına, Oscar’ın politik hegemonyasından bağımsız sinemaya kadar birçok konuyu dosya konusu edinen derginin Mayıs sayısında, Arap Baharı’nın politik sebeplerinden sinemada bu sebeplerin nasıl karşılık bulduğuna varana kadar önemli bir tartışma sizleri bekliyor.

Derginin merakla takip edilen bölümü Ustalarla Sinema Akademisi’nin bu ayki konuğu Anlat İstanbul (2004), Gölgesizler (2008), Nar (2011) gibi filmlerle zihinlerde yer etmiş senarist ve yönetmen Ümit Ünal.

Derginin içeriğine dair bilgilerin yer aldığı editör yazısı ise şöyle:

Bu ay festival ajandamız yine dolu bir programla sizlerle buluşuyor. Engelsiz Filmler Festivali, Uluslararası İşçi Filmleri Festivali ve Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali programları önemli seçkileriyle seyirci karşısına çıkıyor. Özellikle Engelsiz Filmler Festivali zenginleşen içeriğiyle ve engelli bireylerin sinema deneyimlerini zenginleştirme kaygısıyla öne çıkıyor.

Geride bıraktığımız 36. İstanbul Film Festivali’nden derlediğimiz film seçkisini incelemeyi unutmamanızı tavsiye ederim. Değerlendirdiğimiz filmleri festivalde izleme imkanı bulamadıysanız vizyona girdiklerinde bir fırsatını bulup kesin izleyin derim. Yine festivaller kapsamında ele aldığımız 28. Ankara Uluslararası Film Festivali seçkisinde öne çıkan filmleri içeren bir festival güncesini de ilginize sunuyoruz.

Vizyon eleştirilerimizde Cannes’dan en iyi yönetmen ödülüyle dönen Hayalet Hikayesi (Personal Shopper) filminin öne çıkan yönlerini ele alıyor; Gelecek Günler (L’avenir) filminin karakter yaratmadaki başarısını masaya yatırıyoruz. Meraklısının heyecanla beklediği Yaratık: Covenant filmi hakkında önemli bilgiler içeren film eleştirisini okuduktan sonra filme gittiğinizde, serinin izlediğiniz önceki filmleri arasındaki farkı göreceksiniz. Yine bu ay vizyon görecek olan Karayip Korsanları: Salazar’ın İntikamı (Pirates of the Caribbean: Dead Men Tell No Tales) filminin söylemini serinin diğer filmleri üzerinden analiz ediyoruz. Vizyon röportajda; Afganistan’a uzanan bir yol hikayesiyle gözleri üzerine çeken ve birçok festivalden ödülle dönen Toz filminin yönetmeni Gözde Kural ve başrol oyuncusu Öykü Karayel var. Dosya konumuz, “İsyan Günlerinde Sinema” başlığıyla ele aldığımız Arap Baharı’nı beyazperdede anlatan filmleri içeriyor. Arap Baharı’nın politik sebeplerinden sinemada bu sebeplerin nasıl karşılık bulduğuna varana kadar önemli bir tartışma sizleri bekliyor. Ortadoğu toplumlarının geçirdiği toplumsal dönüşüm süreçlerini yansıtan filmlerden oluşan bir liste de dosya konusu kapsamında ilginize sunuluyor. Farklı ülkelerdeki farklı deneyimleri anlatan filmler tartışmalı Ortadoğu devrimlerini ve darbelerini özgün bakış açılarıyla analiz ediyor.

Tam Ekran’da Türkiye’nin ilk korku dizisi Sahipli’nin tartışıldığı bir eleştiri sizleri karşılarken, sektörde yeni yeni oluşmaya başlayan internet kanallarının değerlendirildiği bir yazı televizyon sisteminin akıbetini masaya yatırıyor. Ustalarla Sinema Akademisi’nde bu ayki ustamız, Anlat İstanbul (2004), Gölgesizler (2008), Nar (2011) gibi filmlerle zihinlerde yer etmiş yönetmen Ümit Ünal. Hocamız bu ay sinema dilinin özgün yönlerini açığa çıkaran yazısıyla konuğumuz oluyor. Canavarlar, Yaratıklar, Manyaklar’da potansiyel korku seyircisini yakından ilgilendirecek bir film listesi var. Bu arada geçtiğimiz ay yayınladığımız listeyi izleme sırasına koyduğunu söyleyen okuyucularımıza da ayrıca teşekkür edelim. Bu ayki liste daha önce ilgilenmediğiniz bir alan bile olsa, ilginizi korku filmlerinin zarif dünyasına çekecek cinsten. Özellikle korku türünü sevmeyenler, yazıyı okuduktan ve listedeki filmleri izledikten sonra bu kanılarını bir daha gözden geçirebilirler. Yeşil Vadi’de sessiz sinemadan sesli sinemaya geçişte Türkiye sinemasındaki değişimleri tartışan yazımız, yerli sinemanın geçirdiği yapısal dönüşümlere mercek tutuyor. Bir Sahne Bir Hatıra’da gösterime girmesinin üzerinden kırk dört yıl geçmesine rağmen hepimizin hafızasında izlerinin çok taze olduğu bir film olan Gelin (1973) filmi var. Filme dair hatıralarımızı yazımızı okuyarak tazeledikten sonra filmi tekrar izlemeye ne dersiniz?

, , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.