Bu Hafta Vizyona Giren Filmler (29 Nisan)

Bu Hafta Vizyona Giren Filmler (29 Nisan)

Share Button

Le dernier loup (2015) – Jean-Jacques Annaud (Fransa, Çin)

Le-dernier-loup-2015

1967’de, Çin kültür devriminin ikinci yılında şehirli öğrenciler Çince okuma-yazma öğretme göreviyle kırsal kesimlere gönderilmeye başlanır. Chen Zhen ve arkadaşı da bu görevle Moğolistan steplerine gelir ve burada göçebelerle birlikte yaşamaya, onlara öğretmeye ve onlardan öğrenmeye başlar. Göçebelerin her biri birer Dersu Uzala gibi doğayla bütünleşik bir yaşam sürmektedir. İnsanlar, kurtlar, ceylanlar, otlar, soğuk hava ve fırtınalar arasında hayranlık uyandırıcı bir denge kuruludur. Jean-Jacques Annaud’un belgeselvari çekimleri ile bu denge daha da göz alıcı bir hale bürünür. Bir süre sonra hikayeye devletin otoriter yüzü dahil olduğunda ise tüm dengeler değişir. Yaşanan ekonomik problemlere hızlı çözümler arayan devlet adamlarının kurtların kendilerine ayırdıkları ceylanları çalmak, kurt inlerindeki yavruları öldürmek ve tarıma elverişli olmayan göçebe arazilerinde köyler kurup tarım yapmaya çalışmak gibi hataları bölgedeki yaşamı alt-üst eder. Bu noktada filmin doğa ve devrim ekseninde sorunsallaştırdığı özgürlük teması da açıkça masaya yatırılmış olur. Jean-Jacques Annaud’nun L’ours filminde bir ayıyı nasıl oynattığını daha önce görmüştük. Usta yönetmen yeni filminde ise kurtları o kadar başarılı bir biçimde oynatıyor ki Le dernier loup için yönetmenlik becerisi açısından Annaud’nun en üstün filmi desek pek de yanlış olmaz. Kurt saldırısı sahneleri yer yer uzadığında seyirci açısından yorucu bir hal alsa da, Le dernier loup haftanın kaçırılmaması gereken filmleri listesinin başında geliyor.

Mother’s Day (2016) – Garry Marshall (ABD)

Pretty Woman, Frankie and Johnny ve Runaway Bride gibi romantik komedilerin ünlü yönetmeni Garry Marshall son filmi Mother’s Day’de bir kez daha Hollywood’un ünlü oyuncularını bir araya getiriyor. Jennifer Aniston, Kate Hudson, Julia Roberts ve Jason Sudeikis’in yer aldığı film anneler günü için toplanan üç farklı kuşağın arasında geçenleri konu alıyor. Sandy, eski eşi daha genç biriyle evlenmiş iki çocuk annesi bir kadındır. Miranda, tek çocuğu Kristin’i doğumundan sonra evlatlık vermiş bir yazardır. Kristin bir yandan evlilik hazırlıkları yaparken, diğer yandan arkadaşı Jesse’nin desteğiyle annesini arayıp bulmaya çalışmaktadır. Annesini hiç görmemiş olan Jesse ise ebeveynlerinin bir anda çıkagelmeleriyle şaşkınlığa uğramış ve kötüye giden ilişkilerini kabullenmek zorunda kalmıştır. Bu hafta vizyona giren filmler arasında oyuncu kadrosuyla öne çıkan Mother’s Day kahkaha, gözyaşı ve aşk üçgeninde eğlenceli bir seyir sunuyor.

Le tout nouveau testament (2015) – Jaco Van Dormael (Fransa, Belçika, Lüksemburg)

Le-tout-nouveau-testament

Mr. Nobody’nin ünlü yönetmeni Jaco Van Dormael bu kez bir dini hicivle karşımızda. Le tout nouveau testament‘te, tanrı hakkında kitaplarda yazılmış olan her şey yalandır. Aslında tanrı Brüksel’de yaşamakta, karısına ve kızına kötü davranmakta, bilgisayarı aracılığıyla insanlara eziyet etmekten keyif almaktadır. Bu duruma katlanamayan kızı Ea ise bir gün babasının bilgisayarını kullanarak tüm insanlara ölecekleri günü bildirir, ardından da evden kaçarak kendi havarilerini bulmanın peşine düşer. Benoit Poelvoorde, Yolande Moreau ve Catherine Deneuve gibi ünlü isimlerin oyuncu kadrosunda yer aldığı film yer yer bir Terry Gilliam filmini de andırmıyor değil. Le tout nouveau testament‘in Altın Küre ve César ödüllerine aday olduğunu da hatırlatalım.

Emicem Hospital (2016) – İsmet Eraydın (Türkiye)

Dr. İsmet Eraydın’ın senaryosunu yazdığı ve yönettiği yerli komedi Emicem Hospital Karadeniz’de bir hastanede yaşananlar üzerinden eğlenceli bir hikâye anlatıyor seyirciye. Selo, Cemal amcasının hastanesinde hizmetli olarak çalışmaktadır. Cemal, hastanenin uluslararası bir seviyeye çıkması için Almanya’dan bir yönetici getirir, fakat yeni yöneticinin uygulamaya çalıştığı Alman disiplini ile Karadeniz inadı arasında uyuşmazlıklar ortaya çıkar ve komik olaylar yaşanmaya başlar. Filmin oyuncu kadrosunda Wilma Elles, Ali Erkazan, Merve Akaydın ve Sinan Bengier yer alıyor.

Brooklyn (2015) – John Crowley (İngiltere, Kanada, İrlanda)

Brooklyn-2015

Colm Tóibín’in aynı adlı romanından uyarlanan Brooklyn, en iyi film, en iyi kadın oyuncu ve en iyi uyarlama senaryo dallarında bu yıl Oscar adayı olmasıyla haftanın vizyona giren filmleri arasında öne çıkıyor. Eilis Lacey 1950’li yıllarda bir İrlanda kasabasında yaşayan genç bir kadındır. Önüne çıkan bir fırsatı değerlendirerek ABD’ye göç eder ve yeni dünyada karşılaştığı yalnızlık, kültür şoku, mücadele ve aşkla birlikte Eilis için göç deneyimi başlar.  Bir süre sonra kaçınılmaz olarak memleket hasreti de çekecektir ve annesinden gelen bir haber üzerine kurtulmak için çok çaba sarf ettiği anavatanına geri dönmesi gerekir. Aşk, gönül yarası, yalnızlık ve vatan üzerine etkileyici bir hikâye anlatan Brooklyn’i sıradanlıktan kurtarmakta başrol oyuncusu Saoirse Ronan’ın büyük payı olduğunu da not edelim. Yönetmenliğini John Crowley’in yaptığı filmde Ronan’ın performansı üzerine Los Angeles Times’tan Kenneth Turan, “İstisnai biçimde birçok güçlü kadın performansı izlediğimiz bir yılda, Ronan hiçbir şey yapmıyor gibi görünse de üstün empati yeteneği ve yarattığı duygusal etki ile hepsinin önüne geçmeyi başardı” diyor.

Bastille Day (2016) – James Watkins (Fransa, ABD)

Michael Mason Paris’te yaşayan Amerikalı bir yankesicidir. İçinde cüzdandan fazlası olan bir çantayı çalınca, CIA’in bir numaralı hedefi haline gelir. Olayı sahada inceleyen CIA ajanı Sean Briar’ın Michael’ın olaylar zincirinden habersiz olduğunu anlaması ise uzun sürmez. Emirleri hiçe sayan Briar olayı çözmek için Michael ile işbirliği yapmak zorundadır ve 24 saatlik amansız takipte aykırı ikilinin birbirlerine güvenmekten başka çareleri yoktur. Yönetmenliğini James Watkins’in yaptığı Bastille Day’de başrolleri Idris Elba ve Richard Madden paylaşıyor. Bu filmdeki performansıyla bir sonraki James Bond olma ihtimalini daha da güçlendiren Elba’ya dair Movie Fone’dan Kelly Woo, “Idris Elba’dan iyi bir James Bond olur mu sorusunun ispatını görmek isterseniz Bastille Day’i mutlaka izleyin!” diyor.

D@bbe serisi ile tanıdığımız Hasan Karacadağ, yeni filmi Magi’de Michael Madsen, Stephen Baldwin, Brianne Davis gibi ünlü oyuncularla çalıştı. Yine esrarengiz olaylar ve lanetlerle dolu bir hikâyeyle karşımıza çıkan yönetmenin filmi korku türünü sevenlere tavsiye edilir. Başrollerinde Murat Ünaloğlu, Ateş Kantaroğlu ve Ümit Sağlam’ın yer aldığı ve sokaklarda büyüyen Kenan’ın kendini içinde bulduğu karanlık dünyadaki mücadelesini konu edinen Kadere Tutsak’ın yönetmen koltuğunda ise Erdoğan Koç oturuyor. Haftanın bir diğer filmi olan Mr. Right’ta aksiyon, komedi ve aşk iç içe. Martha, aslında bir tetikçi olan ve kendisine iş veren kartellerden kaçan Mr. Right ile tanışır ve onun kendisi için ‘doğru adam’ olduğunu düşünür. Filmin başrollerinde Anna Kendrick ve Sam Rockwell yer alıyor. Son olarak animasyon filmi Ratchet & Clank da bu hafta vizyonda.

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.