Kosmos (2010): Mitolojik Ölümlü Sisyphus’un Eşleniği Kosmos

Kosmos (2010): Mitolojik Ölümlü Sisyphus’un Eşleniği Kosmos

Yazar Puanı4
  • Tanrıların Sisyphus’u bir kayayı defalarca dağın tepesine taşımakla nasıl cezalandırdığını anımsayın. Reha Erdem de Kosmos karakterini aynı şekilde kendisini anlamayacak insanların içinde var ederek cezalandırmıştır. Kosmos belki bir hırsız olabilirdi ama hiçbir madde maneviyatına hâkim olamazdı. Sisyphus gibi kurnaz ve düzenbaz da değildi. Belki onu farklı kılan da buydu. O sadece iyiden yanaydı. İçindeki güçler de, aşkı da bu iyiliğindendi. Belki de aşkı Mecnun’un aşkından farksızdı. Belki sevdiği Leyla’ydı; ama aşkın madde hali oydu.
Share Button

Varoluşu içerisinde kendi olup olmama arasında kaygılar taşıyan Sisyphus gibi Kosmos da kendi benliği üzerinde var olmanın kaygılarını gütmektedir. Bir aşk vardır onun inandığı; doğaya ve evrene hâkim olacak. O yüzden Reha Erdem mutlu tasarlamıştır Kosmos’u, tıpkı Camus’nun Sisyphus’u mutlu tanımladığı gibi.

Tanrıların Sisyphus’u bir kayayı defalarca dağın tepesine taşımakla nasıl cezalandırdığını anımsayın. Reha Erdem de Kosmos karakterini aynı şekilde kendisini anlamayacak insanların içinde var ederek cezalandırmıştır. Kosmos belki bir hırsız olabilirdi ama hiçbir madde maneviyatına hâkim olamazdı. Sisyphus gibi kurnaz ve düzenbaz da değildi. Belki onu farklı kılan da buydu. O sadece iyiden yanaydı. İçindeki güçler de, aşkı da bu iyiliğindendi. Belki de aşkı Mecnun’un aşkından farksızdı. Belki sevdiği Leyla’ydı; ama aşkın madde hali oydu.

Mitolojik bir ölümlü olan Sisyphus, Homeros’a göre ölümlülerin en bilgesi olarak tanımlanmaktadır. Erdem de Kosmos’u berduş bir bilge, ölümlü olup olmadığı anlaşılamayan iyilik sever ve optimist bir canlı olarak tasarlamıştır. Biri Tanrıları çıldırtırken diğeri ise köylüleri kızdırmış, hiç olmayacak yerde onların düşmanlığını kazanmıştır. Bir kayayı defalarca dağın tepesine çıkarmanın kısır döngüsüne hapsolan Sisyphus, bu döngü içerisinde sonunda ne olacağını bile bile taşı tekrar zirveye taşımaya devam etmiştir. Erdem’in filminde ise kötülüğün devam edeceği biline biline iyilik peşinde koşan bir Kosmos tasarlanmıştır. Sadece Kosmos değil, filmdeki diğer karakterlerin de yaşantıları, yaptıkları yanlışlarla da bu sonuca varılabilinmektedir. Kötülüğün bir şekilde son bulması umuduyla vicdan evresi devreye sokularak yapılan suçların itirafı sağlanmıştır. Bu bağlamda Kosmos, inanmayanlar içerisinde yatan sorunlara rağmen gelişiyle mutluluk olarak tasarlanmıştır.

Tıpkı Camus’nün saçma kavramı gibi Erdem’de Kosmos ile farkındalık peşindedir. Her iki eserin de başat eylemcileri uyumsuz birer karakterlerdir. Sisyphus’un dağın tepesinden kayanın düştüğünü görmesiyle birlikte farkındalığını her şeyin iyi olduğu yönünde geliştirmesi gibi Kosmos da her şeyin iyiliğini görür. Kosmos’un iyiliği küçük çocuğu boğulmaktan kurtarmakla başlar; dağın tepesinden yuvarlanan kaya gibi nehir boyunca boğularak ilerleyen çocuğu kurtarır. Film, Sisyphus’un yuvarlanan kayası gibi nehir boyunca akıp giden çocukla başlar.

“Herkesin başına her şey aynı şekilde geliyor. İyiyle kötünün, cömertle cömert olmayanın başına gelen şey aynı. İyi adam nasılsa suç işleyen de öyle. Yemin edenle yeminden korkan aynı birbiri gibi. Hayatta her şey de bela şu ki herkesin başına gelen şey aynı. Hem de insanoğlunun yüreği kötülükle dolu. Ve ölülerince devamlı yüreklerinde delilik var. Ve sonra ölülere katılıyorlar. Çünkü bütün beraber yaşayanlar için ümit var.”

Kötülüğün daha sonra Kosmos’la geldiğine, Kosmos’un kötülük getirdiğine inanılsa da kötülük insanların içindedir ve Kosmos kötülüğe olağanüstülüğüyle mücadele vermektedir. “Kimi başında taşla doğuyor kimi ise sırtında bir çuval taşla”.

“İnsan için yemeden, içmeden ve emeğiyle canını sevindirmeden başka bir şey yok. Bunu yapan da Allah. Çünkü Allah bilgiye, sevinci kendi önünde iyi olan adama veriyor. Fakat Allah’ın önünde iyi olana versin diye toplama ve yığma zahmetini suç işleyene veriyor.”

Aşkı kadın peşinde olmak ile suçlanmaktadır. Aşk peşinde olmak onun iyi bir nefis ürünü olmasındandır. Derdi iyiliktir, derdi aşktır sadece Kosmos’un. Tıpkı Sisyphus gibi olumsuzluğun pençesindeyken bile mutlu tasarlanmıştır. Ama kötülüklerin sonu yoktur. Sisyphus gibi uyumsuz ve intihar irdeleyen bir tanımdadır Kosmos.

Reha Erdem Kosmos ile yaşamın yaşamaya değer olup olmadığı sorgusunu yaparken beden ve akıl yargısında bulunmuştur. Bilgelikle erdem kavramlarını farklı uçlarda değerlendiren yönetmen, Kosmos’un bilgeliğini erdemden ayrı tutmuştur. Ayrıca, saçma kavramında Sisyphus’un taşın tekrar tekrar yuvarlanması işlenirken Kosmos’un da hayatlarına iyileştirmek için girdiği insanların ölüm gibi hallerde yer alması da bu kavramla bağdaştırılabilmektedir ve durumun trajik yanlarını göstermektedir.

#cineritüeltop150

twitter.com/demetozturk

Demet Öztürk

Lise eğitimine başladığından beri Gazetecilik ve Radyo-Televizyon ve Sinema okumaktadır. Doktora eğitimini de bu alanda yapmaya devam etmeyi planlıyor. Çalışma hayatına gazetecilikle başlayıp sinemayı da beraberinde devam ettirmiştir. 8 yıl Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde ve sinema filmlerinde reji asistanı olarak çalıştı. Çektiği kısa metraj filmler pek çok festivalin yarışma bölümünde yer alıp gösterimleri gerçekleştirildi. Bu festivallerden ödülleri de bulunmaktadır. Kendi blogunda yazdığı yazıların ardından kurulduğundan beri Cineritüel’de sinema üzerine yazmaya devam etmektedir. Uzmanlık alanı Türkiye Sineması olup, absürtlük ve komedi favori dallarıdır.

, , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.