Bir Jacques Tati İncelemesi (3. Bölüm)

Bir Jacques Tati İncelemesi (3. Bölüm)

Share Button

Avrupa’dan İnsan Manzaraları

Jacques Tati’yi beyazperdede son kez izlediğimiz 1971 tarihli Trafic filminde, onun her defasında filmlerine yerleştirdiği otomobil tutkusu ve bu tutkunun tüketim alanı, ‘modern çağın yerküre üzerindeki imzası’ olan otoyollar geniş biçimde işlenir. Teknolojinin gelişimiyle en bağlantılı sektörlerden biri olan otomotiv sektörü herkesi otomobil sahibi yapmak için elinden geleni yaparken insanoğlu da ona sahip olma arzusunu ve sahip olduğunda da hazzını yoğun biçimde yaşamaktadır. Bu çift taraflı çekim gücünün ve arz-talep ilişkisinin sonucunda hem bireysel, hem de toplumsal değişim en hızlı şekilde gerçekleşmiş olur.

Trafic filminde Tati, insanoğlunun otomobil konusundaki iştahını ve sektörün teşhirciliği ortaya koymak için sayısız tipte, marka ve modelde otomobili sergileyip bu otomobillerle dolu otoyolları, taşıt trafiğini, trafikteki insanların davranışlarını inceler. Bay Hulot ise modern hayata uyum sağlamaya en yaklaştığı dönemini yaşamaktadır. Mon Oncle’da çalışmayı denediği plastik sanayi sektöründe başarısız olmuşken bu kez hala sorunlar yaşasa da tutunmayı başarmıştır ve değişen dünyanın gözdesi otomotiv sektöründe dizayn yapmaktadır. Bay Hulot’nun tasarladığı taşıt insanoğlundaki teknoloji iştahını, tüketim çılgınlığını ve gösteriş merakını sembolize eden ve satın alma güdüsü hissedilen her şeyi bir arada toplayan bir kamp aracıdır. İhtiyaç duyulabilecek her türlü gündelik gereç, araç içine açılıp kapanabilir şekilde monte edilmiştir. Filmin hikâyesi de bu aracın karayoluyla Amsterdam’da yapılacak otomobil fuarına yetiştirilmesi üzerine kuruludur. Bu amaç Trafic’i aynı zamanda bir yol filmi sınıfına sokar. Kamp aracının yüklü olduğu kamyonda şoför ve yanında Bay Hulot bulunurken aynı istikamete kendi aracıyla gitmekte olan bir de şirketin halkla ilişkiler sorumlusu Maria vardır. Uluslararası ve uzun bir yolda elbette yaşanacak sorun çoktur; vızır vızır bir trafik, sorun çıkaran bir kamyon ve Bay Hulot’nun şanssızlığı yeter de artar. İşte bu fikir üzerine kurulu filmde Tati’nin insan ve modern yaşam üzerine gözlemleri ve eğlenceli saptamaları bu kez çok uluslu olarak otoyollarda gerçekleşir.

Jacques Tati İncelemesi görsel 2 3. gün

Playtime’da ticaret merkezinin ofis odacıkları arasında çıkış yolunu bulamayan Bay Hulot için bina bir labirent gibidir. Jacques Tati aynı ilişkiyi Trafic’te de, bu kez otomobiller ve yayalar arasında kurar. Final sahnesinde park halindeki otomobiller arasında zigzaglar yaparak ilerlemeye çalışan insanların üst açıdan yapılan çekimi ile bir çıkış yolu aradıkları ve otomobillere ait dünyada onlar tarafından sıkıştırılmış oldukları hissi yaratılır.

Halkla ilişkiler sorumlusu Maria karakteri özellikle öne çıkar. Bay Hulot gibi değişen dünyaya uyum sağlayamayan bir karakterin tam tersidir Maria; dünyanın hızına, iş hayatının zorluklarına, bir kadın olarak özel gereksinimleri de aksatmadan mükemmel uyum sağlamıştır. Girdiği tüm ortamlara uygun olarak anında kıyafet değiştirebilmektedir, hızlı araç kullanmaktadır; cesaretlidir ve problemlere hızlı çözümler bulmaktadır. Ayrıca tam da hayatın hızına uygun biçimde aceleci ve sabırsızdır. Hatta filmin bir çekiminde Maria’nın normal hızdaki hareketlerine karşın diğerlerinin oldukça yavaş hareket ettiği fark edilmektedir. Maria için hayat hızlı değil, diğer herkes yavaştır.

Jacques Tati İncelemesi görsel 3 3. gün

Otoyollarda o kadar çok araç sabırsızca ilerlemektedir ki trafiğin akışını bozacak bir duraksama veya ihlal zincirleme kazalara sebep olmaktadır. Filmde yaşanan böylesi bir kazanın ardından tüm araçlar durmuş, otoyol ve dünya birden sessizleşmiştir. Araçlarından çıkan insanların kırık veya zedelenme var mı diye bedenlerini ve eklemlerini kontrol etmeleri Tati tarafından öylesine abartılı gösterilmiştir ki uzun bir uykudan uyanmış ve bedenlerini uzun süredir kullanmamış gibi algılanmalarına sebep olur. Bu algıya katkı yapan bir başka unsur da daha önce verilen sinirli, gergin ve sabırsız sürücü görüntüleridir.

1982 yılında hayata gözlerini yuman Jacques Tati’nin tamamlayabildiği son film Parade, 1974 yılında İsveç televizyonu için yapılan sirk havasını eve getirme projesidir. Televizyon setinde seyirciyle birlikte canlandırılan sirk eğlenceleri içinde Tati’nin öne çıktığı bölümler tabi ki pantomim alanındadır; futbol kalecisi, dayak yiyen boksör, balık tutan adam, tenis oyuncusu ve binici gibi klasikleşmiş tiplemelerini İsveçliler için yeniden canlandırır. 1978 yılında ise Fransa’nın Bastia futbol kulübü başkanı, Jacques Tati’den Bastia ile PSV Eindhoven arasındaki oynanacak futbol maçı için bir belgesel yapmasını ister. Maç günü çekilen Bastia halkı ve taraftarının şehir ve tribün görüntülerinden oluşan Forza Bastia daha sonra Tati’nin kızı Sophie Tatischeff tarafından kurgulanır; ancak onun da ölümünün ardından 2002 yılında yayınlanabilir.

Sabit karakteri ve sabit temasının ardına mimari, otomotiv, trafik, konutlaşma ve yaşam tarzı gibi belirlediği ölçütler ile dünyanın değişimini gözler önüne seren Tati’nin tüm filmleri dikkate alındığında şu ortak özellikleri ilave etmek gerekir;

  • Senaryo açısından alışılagelmiş anlatım tarzlarından farklıdır; giriş-gelişme-sonuç bölümleri içermez. Öykü yapısı nedensellik üzerine değil daha çok rastlantısal şekilde kurulmuştur. Çatışma, düğüm ve çözüm noktalarının yokluğu ve amaçsız başkarakteriyle bir dramatik yapıdan bahsedilemez. Konu edindiği toplumsal ve kültürel değişim sebebiyle senaryolarının tematik yapıda olduğu söylenebilir; ancak yine genel yaklaşımın aksine başkarakter değişime meydan okurken diğer her şeyin ve herkesin değiştiği vurgulanır.
  • Çekim ölçekleri açısından çoğunlukla genel planlar ve seyrek olarak da boy ve diz planlar görülürken daha yakın çekimlere rastlanmaz. Bunun sebeplerinden biri Jacques Tati’nin pantomim kökenli beden oyunculuğunu çerçeveye sığdırmaktır. Bir diğer nedeni ise dikkatleri karakterlere değil, çevreye ve kompozisyona çekmektir.  
  • Diyaloglar önemsiz ve çoğu zaman duyulamayacak kadar gizlenmişken sesler ise aksine abartılmıştır. Kuş sesleri, topuk sesleri, makine sesleri için özel çalışmalarla ses efektleri oluşturulduğu hissedilir.
  • Ve son olarak açılış jeneriklerinde film başlıklarının grafik tasarımları ve fondaki görüntü ve film içeriğiyle uyumu dikkat çekicidir.

.

Tatimetre

Jacques Tati İncelemesi görsel 4 3. gün

 

 

 

, , , , , , , , , , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.