Psycho (1960): Zaman ve Mekan Kurgusu Bağlamında Örnek Film Çözümlemesi

Psycho (1960): Zaman ve Mekan Kurgusu Bağlamında Örnek Film Çözümlemesi

Share Button

Sinema tarihinde adından ünlü “duş sahnesiyle” söz ettiren, türünün en önemli örneklerinden Sapık, Alfred Hitchcock’un başyapıtlarından biri olarak kabul edilmektedir. 29 Mart’ta gösterime girecek ve başrollerinde Helen Mirren ve Alfred Hitchcock olarak Anthony Hopkins’i izleyeceğimiz “Hitchcock” filminde de Sapık filminin çekimleri ve işlenişine, geçen süreçte yaşanılanlara yer verilmektedir. “Hitchcock” filmi öncesi Sapık filmine farklı bir bakış sunarak zaman ve mekan bağlamında çözümlemesi ile giriş yapma tercihinde bulundum. Ayrıca yakın zaman da filmin baş karakterlerinden olan Norman Bates’in hikayesinin konu alındığı “Bates Motel” filmi de izleyici ile buluşacaktır.

Filmde, Marion adlı genç bir kadının yaşadığı olaylar konu edilir. Genç kadın çalıştığı işyerinden 40 bin dolar para çalarak kentten uzaklaşır ve gecelemek için konakladığı ıssız bir motelde “Bates Motel”de sapık bir cinayete kurban gider. Üstelik onu aramaya gelenler de aynı tehlikeyle karşılaşırlar.

Robert Block’un sıradan bir gerilim romanını sinemaya uyarlayan Hitchcock, kendine özgü anlatımıyla ve izleyiciyi de röntgenci konumuna sokarak, sıradan öyküye farklı bir yorum getirmişti. Filmde yer alan simgeler ise izleyicilerin her gün gördükleri olaylardan alınmıştır. Görüntülerin çok yüklendiği bu filmde önemli bir mesaj olmayabilir ama salt sinematografik bir anlatımla izleyicinin uyarıldığı da unutulmamalıdır. Filmin sonunda bilinçaltı saplantılarının üste çıkması gibi arabaların bataklıktan çıkartılması ile her şey aydınlatılmıştır.

Alfred Hitchcock’un cameo rolleri, onun filmlerinin bir imzası haline gelmiştir. Cameo rol, filmin yönetmeninin, yazarının ya da kameramanının filmin alakasız bir sahnesinde alakasız bir biçimde görülmesidir. Sapık filminde Hitchcock, 7. dakikada Marion Crane’nin ofise girdiği sahnede ofisinin dışında, pencere kenarındaki kovboy şapkalı adam olarak görünmüştür.

Hitchcock, filmi siyah beyaz çekmesinin nedenlerinden birinin, renkli çekildiği takdirde bir gerilim filminden çok kanlı bir korku filmi görünümünde olacağı endişesini taşıması olduğunu belirtmiştir. Asıl neden ise filmi mümkün olduğunca ucuza mal etmek istemesiydi. Ona göre siyah beyaz çekilmiş ucuz bir film gişede çok iş yapıyorsa, yine siyah beyaz çekilmiş, ucuza mal olmuş ama kaliteli bir film kim bilir nasıl bir gişe yapardı. Nitekim tahmininde yanılmadı ve 1 milyon doların altında bir maliyetle tamamlanan film tam 40 milyon dolar hasılat yaptı.

Hitchcock, “Sapık” filmini oluştururken filmsel mekan ve zamanı göz önünde bulundurduğu anlaşılmaktadır. Filmi oluştururken sinemanın yönetmene sunduğu sınırsız imkanları kullanmaktadır. O, tanıtma yazılarındaki yatay ve dikey çizgileri bir gökdelene dönüştürerek filmine başlamaktadır. Klasik filmine giriş yöntemi olan “en uzaktan, en yakına” geçme ile kamera adeta bir kuşun gözünden Phoenix kentini göstermekte ve kentteki bir gökdelenin bir penceresini seçerek yaklaşmaya başlamaktadır. Pencereye yaklaşan kamera, aralık olan pencereden içeri doğru giriş yapmaktadır. Böylelikle ilk giriş sahnesinde yönetmen filmin başladığı şehri izleyenlerin gözünde canlanması açısından vermeyi tercih etmiştir. Ayrıca buradaki bir diğer detayda, yönetmen, filmin baş karakteri Norman’ın röntgenciliğiyle şehri röntgenlemeyi bağdaştırmıştır.

Film zamanı 1960’lı yıllarla aynı zamanda işlenmekte ve öykü tam zamanlı başlamaktadır. Fakat filmin içerisinde tarih belirtilmemektedir. Hikaye, Marion’un parayı çalması ve Phonix’ten ayrılmasıyla birlikte ilerlemektedir. Marion yolda gittiği süreçte kamera omuz planda almaktadır kendisini. Düşünceli olarak arabayı sürerken alttan gelen ses parayı çalıp Bates Motel’e gittiği süreçte insanlarla girdiği diyalogları duymamızı sağlamakta.  Sesler Marion’un görüntüsü üzerinden verilmektedir. Bu durum aynı zaman içinde olan olayların izleyiciye sunulmasıdır.

İzleyiciye sunulan sahnede, çekim ölçekleri önem taşımaktadır. Öncelikle evde tartışma yapıldığı sırada ev genel planda verilmektedir. Böylelikle ev ve evdekiler hakkında evin görünümünden dolayı izleyici fikir sahibi olabilmektedir. Böylesine kapalı bir mekanda yaşayan insanların sosyopat olma özelliği sunulmakta ki annenin Marion hakkında söyledikleri de bunu doğrulamaktadır. Norman ve Marion’un karşılıklı konuşmasındaki çerçevede ikisi vardır ve bu bel plan olarak çekilip izleyiciye verilmektedir. Böylelikle geniş plan almadan mimiklerini ve karşılıklı diyalogları, izleyen açısından daha inandırıcı sunulabilecektir.

Hitchcock, Sapık filminde, bir önceki sahnede geçen konuşmaları izleyen çekimleri, karakterin anımsamaları olarak kullanmaktadır. Bu yöntemle sesle geriye dönüş izlenimi yaratılır. Bir önceki sahnede filmin ana karakteri Marion, patronunun bankaya yatırması için kendisine verdiği paralarla birlikte arabasına binerek kaçar. Görüntüler Marion’un bel çekiminde direksiyon başında gösterirken, ses kuşağında patronu ile aralarında geçen konuşmalar duyulur. Bu durum Marion’un parayı çalmanın verdiği huzursuzlukla vicdani olarak rahatsızlık duyduğunun da göstergesi olarak verilmektedir. Bu plan daha önce bahsedilen araba takasının ardından polis ve araba satıcısı arasında geçen konuşmanın geçtiği sahnede kullanılan ölçekle ve planla yapılmıştır.

Film içerisinde önemli sahnelerden biri olan “duş sahnesi”ni yine örneklem içerisine alacak olursak, sahne kamera hareketleri ve çekim teknikleriyle daha da hareketlendirilmiş, hızlandırılmış görüntü verildiği hissi uyandırmıştır.

Gelişen olaylardan sonra ölü kuşları mumyalayan ve bir bedende iki ruh taşıyan Norman’la tanışırız. Aslında bu onun hapsolmuş benliğinin bir dışa vurumudur. Marion o meşhur sahnede duşun altına girdiğinde, Norman kendi odasındaki bir delikten genç kadını röntgenler. Ardından Marion göremediğimiz bir kişi tarafından defalarca bıçaklanır. Duştaki bu bıçaklama sahnesi 45 saniye sürer. Hitchcock  bu 45 saniye içinde sahneyi tam 70 plana böler. Alfred Hitchcock’un sinema tarihine geçen duş sahnesi, 70 plana bölmesinden dolayı ne kadar titiz çalıştığının bir göstergesi olmuştur. Duş sahnesinin hiçbir planında Marion’a saplanan bıçaklar görülmemektedir. Bunun yerine tüm planlar sert geçmelerle izleyiciye verilmiştir. Bu durum yönetmenin cinayet haricinde Norman’ın Marion’un odasını gözetlemesi sebebiyle bir tecavüz sahnesi olabilmesi imajıda vermektedir.

Film genel anlamda mekansal olarak incelendiğinde ilk başlarda bir yol hikayesi gibi anlatılmaktadır. Yol üzerinde değişen mekanlar izleyiciye sunulmaktadır. İlerleyen sahnelerde Marion’un kalmak için gittiği Bates Motel, filmin kilit mekanı olarak izleyiciye sunulmaktadır. Filmin mekanları görsel kısıtlayıcılıktan ziyade hikayeyle örüntülü olarak yaratıcı bir biçimde kurulmaktadır. Yaratıcı bir sahneleme, biçim ve şekillerin, ışık ve gölgenin derin netlik havuzu içerisinde başarılı verilmektedir. Mekansal bir yoğrulmaya ve gizemli bir atmosfere sahip film görüntüleri, dramatik ortamı çarpıcı bir şekilde vurgulamakta ve izleyicinin tepkilerini yükseltmektedir.

twitter.com/demetozturk

, , , , , , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.