Noviembre (2003): Bir Grup İdealist Gencin Tutkularına Tutunma Hikâyesi

Noviembre (2003): Bir Grup İdealist Gencin Tutkularına Tutunma Hikâyesi

Share Button

Sinema, müzik ile beraber belki de en evrensel sanat dalı. Evrensel özelliğinin yanında içinde onlarca sanat dalını da barındırabiliyor. Bu yüzden işleyebileceği, dert edinebileceği konu yelpazesi oldukça geniş. Tüm bunların yanında yeniliğe ve gelişime açık olduğundan dolayı asla tek düze bir hal almıyor. Geçen her yıl ile beraber dünya üzerinde binlerce film yaratılıyor. Dinamik bir sanat dalı olmasına rağmen bazen klişelerden kaçamasa da, hala ilginç filmlerle karşılaşabiliyoruz. Onlardan biri de 2003 yapımı İspanyol filmi Noviembre.

Avrupa’da nispeten biraz daha fazla, okyanus ötesinde ise az bilinen bir film olan Noviembre ülkemizde ise genç izleyiciler arasında hatırı sayılır bir kitle yaratmış durumda kendine. Bir grup idealist gencin tutkularına tutunma hikâyesi anlatan film, farklı ve ilginç yapım tarzı ile de dikkat çekiyor. Beni de üzerine yazmaya iten tarafı da aslında konusundan çok tarzı oldu.

Dokümanter bir üsluba sahip gibi görünse de filmde yaşanan olayların ne kadarının yaşanmış ne kadarının kurgu olduğunu söylemek zor. Filmin başında ya da sonunda “yaşanmış olaylardan alıntıdır” gibi bir ibareye rastlamıyoruz ama filmde kurgu içeren kısımların yanında olayları “yaşamış” insanların yaşlı halleri ile yapılan röportajlar kafa karıştırıyor.

Olayı daha iyi anlayabilmek için biraz konuya değinelim. Alfredo oyuncu olabilmek için yanıp tutuşan bir gençtir. Üniversite de basmakalıp eğitimin dışına çıkamayacağını anlayınca yanına bir grup arkadaşını da alıp Noviembre adı ile sokak gösterileri yapmaya başlarlar. En önemli kural ise gösterilerini asla para karşılığı yapmayacaklardır. Ancak karşılaştıkları sorunlar nedeniyle bu düşüncelerini bir süre sonra yeniden gözden geçireceklerdir. Burada Alfredo ve arkadaşlarının yaşadıkları anlatılırken bir yanda da grup üyelerinin yaşlanmış halleri karşımıza çıkar. Anlatılan olaylar 98li yıllarda geçmektedir. Bir karşılaştırma yapmak gerekirse grup üyeleri ile yapılan röportajların 30-40 yıl sonra yapılmış olması gerekir bu da filmimizin 2030lu yıllarda çekilmiş olması demektir. Bu da akıllarda soru işaretleri oluşturuyor haliyle.

Burada iki seçeneğimiz var. Anlatılanlar ya çok daha önce yaşanıp günümüze uyarlandı ya da her şey kurmaca. Bana yakın gelen seçenek ise zekice hazırlanmış bir kurmaca film olduğu yönünde.

Aslında son on yılda, özellikle Hollywood da revaçta olan bir tarz bu. Fake Documentary ve Mock Documentary olarak adlandırılıyor. Pazarlamanın getirdiği yeni kavramlar. Fake Documentary uzun bir geçmişe sahip ve sahte olduğunu daha kolay anlayabiliyoruz. Zelig, This is Spinal Tap, District 9, Paranormal Activity, Borat, Cloverfield gibi filmleri bu tarza örnek olarak verebiliriz. Mock Documentary ya da Mocumentary ise daha karmaşık bir yapıya sahip ve anlatılanın kurgu mu yoksa yaşanılmış bir olay mı olduğunu tam olarak anlayamıyoruz. 2010 Banksy yapımı Exit Through the Gift Shop filmini buna en yakın ve en başarılı örnek olarak gösterebiliriz.

Bu tarzın filme katkısı ise inandırıcılığı arttırması ve canlılık kazandırması. Yönetmen Achero Manas artık bunun ne kadarını bilerek yaptı bilmiyorum ama filmin kitlesi üzerindeki etkinliğini bu şekilde daha da arttırdığını görebiliyoruz. Manas film içinde izleyicisine birçok mesaj veriyor; ancak seyirci filmin konusuna kendini çok fazla kaptırdığı için bunları fark edemiyor. Aslında film içine diyalektiğini çok iyi şekilde yerleştiriyor. Ancak bunu fark edebilmek için rahatça anlaşabilene, ulaşılabilene değil, biraz daha derine bakmanız gerekiyor.

Konuk Yazar: Muammer MUTLU

, , , , , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.